Meteoroloji
Meteoroloji, atmosferin alt katmanlanndaki hava hareketleri ile bu hareketlere yol açan nedenleri araştıran, hava ve iklim koşullarına ilişkin çöztinılemelerin yapılarak tahminlerde bulunulmasına olanak sağlayan bir bilim dalıdır.
Hava durumu belirli bir bölgede kısa bir zaman aralığında egemen olan atmosfer şartlarıdır. Fizik ve kimya kanunlarına dayalı bilimsel araştırmalar, insan etkinlikleri uzerinde büyuk öneme sahip olan hava durumu ve iklim şartlarına ilişkin çok daha doğru ve kesin tahminlerin yapılabilmesini sağlamıştır.
Meteoroloji tüketicilerin günlük hayatlarını düzenlemelerinde önemli bir yer tutmaktachr. Bir gün önceden hava durumunu bilmek, insanlara yarınlarım sağlıklı düzenleme imkanı tanımaktadır. Bu nedenle tüketiciler akşamdan meteoroloji verilerini, hava durumlarını öğrenmeli ve günlerini ona göre düzenlemelidir. Isının ne kadar düşeceği veya yükseleceğine göre kıyafet seçimi yapılmalı, yağış olup olmayacağına veya yağışın cinsine göre şemsiye, palto gibi koruyucular ihmal edilmemelidir.
Mide
Mide, insanlarda sindirim kanahnın yemek borusu ile incebağırsaklar arasında yer alan kese biçimli genişlemiş bölümdür. Omurgalıların çoğunda miğe karın boşluğunun ön bölümünde yer almaktadır.
İnsanda midenin dört bölümü vardır.
1- Yemek borusunun mideye açıldığı ağız,
2- Ağızdan yukarıya doğru kıvrılarak genişleyen
kubbe,
3- Midenin ortasında yer alan geniş gövde,
4- Midenin onikiparmakbağırsağıyla birleştiği
yerde bulunan mide kapısı.
Midenin yemek borusuna ve onikiparmak bağırsağına açılan her iki ucunda bulunan büzgen kaslar besinler içinden geçmezken kapanarak midenin bu organlarla bağlantısım keser. Böylece besinlerin sindirilmeye başlamadan önce midede kalıp tamamen parçalanması sağlanmaktachr.
Midenin boyutları, içindeki besin miktarma göre değişebilir. Organ büzülüp küçülünce iç yüzünde sayısız kıvrım oluşur, mide genişleyince bu kıvrımlar ortadan kalkar. Midenin içini döşeyen kalın mukoza katmanında protein ve yağların sindiriminde rol oynayan küçük mide bezleri yoğunlaşmıştır.
İnsanda mide kasları hemen her zaman hareketlidir. Besinlerin girmesiyle kısa bir süre gevşedikten sonra kasılmaya başlar. Sığamsı dalgalanma hareketleri besinleri sıkıştırıp ezerek yarı sıvı bir karışım haline getirir. Kimus adı verilen bu karışım ritnıik hareketlerle mide kapısma ve onikiparmakbağırsağına doğru iletilir. Dalgalanma hareketleri besinler mideden çıktıktan sonra sürerse ve artarsa ağrıya yol açabilir, açhk ağrıları kandaki şeker düzeyiyle de ilişkili olabilir. Diğer yandan kandaki şeker miktarı belirli bir yuzeye iince duyulan açlığın mideyle ilgisi yoktur. Mideden yalnız demir, bazı iin.çlar ve yağda çözünürlüğl.i fazla olan alkol gibi maddeler emilir. Orgamn salgı işlevini ve sinir hareketlerini vagus siniri ve sempatik sinir sistemi denetler. Ruhsal gerginlikler, mide fizyolojisinin değişmesine ve çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. En sık görülen hastalıkları mide ülseri ve gastrittir.
Kılkurdu
İğnekurdu olarak da bilinen asalak solucan türüne kılkurdu denilir.
Başta çocuklar olmak üzere, insanların bağırsaklarında asalak yaşar. Vücutları kıl gibi ince, uzunlukları erkeklerde 2-5 nım, dişilerde 8-13 mmdir. Kilkurtları çoğunlukla bağırsakta, bazen incebağırsakta, midede veya seyrek olarak yemek borusunda bulunur. Kılkurdunun deride dolaşması şiddetli kaşıntı yapar. Yumurtalar kaşınma sırasında tırnak içine, oradan ağza ve sonunda hağırsaklara geçer. Yaşam çevrimi 15-45 gündür.
Midye Zehirlenmesi
Midye zehirlenmesi, belirli midye türlerinin yenmesiyle ortaya çıkan zehirlenmedir. Zehirli maddenin kaynağı, midyenin yılın bazı dönemlerin de beslendiği planktonlardır.
Midyenin yenilmesinden 10 dakika sonra zehirlenme belirtileri ortaya çıkmaktadır. Başlangıçta dudaklarda, daha sonra parmak uçlarında uyuşma ve karıncalanma görülür. Boğaz kurur, sendeleme, baş dönmesi, kaslarda eşgüdüm bozukluğu, konuşma güçlüğü görülür. Yapay solunum ve soluk borusunun cerrahi girişinde delinerek hava yolunun açılmasıyla hasta kurtarılabilir. Ilk 12 saat atlatıldığında tehlike geçmiş sayılır.
Migren
Migren, yineleyen baş ağrısı nöbetleriyle ortaya çıkan, görme bozuklukları, mide bulantısı ve kusmayla birlikte olabilen sinir sistemi bozukluğudur.
Migrenin nedeni tam olarak bilimnemekle birlikte, ağrıya kafadaki damarların genişleyip daralmasıyla çevre dokulardaki ödem yol açmaktadır.
Kusma
Midede sindirilmekte olan maddelerin zorlamalı olarak ağızdan dışarı atılmasına kusma denilir.
Bulantı ve iştahsızlık gibi kusmanın da birçok nedeni olabilir. Başlıcaları taşıt tutması, alkol alımı, bağırsak tıkanınası, içkulak hastalıkları, kafa travmaları ve apandisittir. Aşırı yorgunluğa neden olan egzersizden sonra da bulantı olmadan kusma görülebilir. Kusmanın başlangıcında önce incebağırsağın üst böltunü, ardından mide kapısı ve midenin onikiparmak bağırsağına açılan bölumü şiddetle kasılır. Bunun sonucunda incebağırsağın üst bülümü ve midenin son bölümündeki maddeler midemn içinde yemek borusuna doğru yer değiştirir. Ardından mideyi yemek borusuna bağlayan bölüm ve yemek borusu gevşer, karınkasları ve diyafram kasılarak mideyi sıkıştırır ve maddeler yemek borusuna ve ağza doğru yukarı itilir.
Mikrop Öldürücü
Mikrop: Mikroskop veya ultramikroskopla görtilebilen bir mayalanmayı yapan canlılara denilir.
Antimikrobik olarak da bilinen niikrop öldürücü, mikroorganizmaları öldürmek ya da gelişmeleri önlemek amacıyla kullanılan çeşitli kimyasal bileşikler ve fiziksel etkenlere denilir.
Antiseptik ve Dezenfektanlar
Canlı dokulara olduğu kadar cansız nesnelere de doğrudan veya gaz ve buhar halinde uygulanır, hastanelerde, lokanta ve benzeri yerlerde konutlarda kullanılır.
Antiseptikler düşük yoğunlukta kullamlırsa mikropların çoğalmasım önler, ynksek yoğunlukta kullanılırsa öldürür. Merhem, pomat ve krem gibi vücudun dış dokularına uzun sürelerle uygulanan ilöçların antiseptik olarak adland.ırılması için mikropların çoğalmasını önlemeleri gerekir. Diğer yandan ağız, yutak, dölyolu gibi mukozaları yıkamak için kullamlan antiseptikli çözeltiler mikropları öldürür. Mikroorganizmalarm bir ortama girmesini önlemeye yönelik işlemler asepsi olarak bilinir. Cerrahi asepsinin amacı, hastalığa yol açan bakterilerin açık yaralar yoluyla vücuda girmesini önlemektir.
Dezenfektanlar zararlı mikroorganizmaları yok edip, virüsleri ve tekhücrelileri etkisizleştirebilir. Ama genellikle bakteri veya mantarların sporlarım etkilemez. Dezenfeksiyon, kimyasal ve fiziksel yöntemlerin cansız nesnelere doğrudan uygulanmasıyla hastalık etkenlerinin öldürülmesidir.
Antiseptik ve dezenfektan olarak kullanılan maddelerin çoğu belirli mikroorganizmalar üzerinde etkilidir. Ne var ki yüksek yoğunluktaki çözeltisi herhangi bir toksik etkiye yol açmaksızın bütün mikroorgaı-ıizmaları ortadan kaldıracak bir bileşik henüz geliştirilmemiştir.
Ortamdaki bütün canlıları, özellikle mikroorganizmalar ve sporları ile virüsleri ortadan kaldıran fiziksel veya kimyasal süreçler sterilizasyon olarak adlandırılır. Sterilizasyon uygun bir kimyasal madde ya da ısı yardımıyla mikroorganizmalarjn tümüyle yok edilmesidir. Bunun için en az 15 dakika süreyle 120 derecelik basınçlı buhar ya da üç saat süreyle 160-180 derecelik kuru ısı uygulanmalıdır. Sterilize edilecek nesnelerin bu işlemle bozulmayacak kadar dayanıldı olmasına dikkat edilmelidir.
Koruyucular bozulmayı ve hastalığa yol açan mikroorganizmaların çoğalmasını önlemek amacıyla belirli besin ve ilçlara eklenen kimyasal maddelerdir. Bunların yanı sıra, gıda yapımında kullanılan araç gereçlerin üstündeki mikroorganizma sayısını resmen sakıncasız olarak saptanan bir düzeyde tutmaya yarayan kimyasal maddeler de vardır. Antibiyotikler sıklıkla bulaşıcı hastalıkların tedavisinde kullanılırsa da hastalık yapıcı mikroorganizmaların özellikle deri ve mukozalar yoluyla vücuda girişini önlemek amacıyla antiseptik olarak da uygulanır. Aşılama da hastalık etkeninin insan veya hayvan vücudunda üreyip yaşamasını önlediği için mikrop öldürücü işlemlerden sayılmalıdır.
Steril süzme (fiitrasyon) yöntemi ısıya duyarlı çözeltileri büyük mikroorganizmalardan arındırır. Diğer yandan virüs ve riketsiyalar gibi küçük nıikroorganizmaları arıtmada yeterince etkin değildir. Yüzey-Aktif maddelerden dördünctil amonyum bileşikleri bakteri sporları ve verem basii dışındaki birçok bakteri ve virüse karşı etkilidir. X ışınları ve bazı radyoaktif izotopların yaydığı ışınlar benzer nitelikte olmasına karşın, X ışınları derideki mantar enfeksiyonlarına karşı kullanılırken, radyo-aktif izotoplardan yayılan ışınlar belirli bir alanda toplanmadığından mikrop öldürücü olarak kullamlmaz. Etki Yolları: Mikrop öldürücülerin bir bölümü mikroorganizma hücrelerinin doğrudan çözünmesine neden olur. Yüzey etkinliği olan bileşikler ise hücrenin içine girerek amino asitler, çekirdeğin içindeki moleküller ve diğer önemli kimyasal bileşenlerin hücre dışına çıkınasına sağlar. Bazı bileşikler de hücre duvarından geçerek zardaki temel taşıyıcı sistemleri etkisiz duruma getirir. Böylece hücre yaşaması ve çoğalması için gerekli besinleri dış ortamdan alamaz. Mikrop öldürücülerin bir bölümü de hücredeki hayati öneme sahip maddelerin bazılarının pıhtılaşmasına yol açarak etki eder. Az sayıda mikrop öldürücü madde hücrenln metabolizmasını kesintiye uğratır. Besinleri sindiremeyen hücre açlıktan ölür. Mikrop öldürücalerin bir bölümünün etkileri basit bir ışık mikrobuyla görülebilir. Kimyasal maddelerin hastalığa neden olan mikroorganizmalar üzerindeki etkilerini incelemek için daha özel teknilderin kullanılması gerekmektedir.
KurÅŸun Zehirlenmesi
Kurşun içeren maddelere sürekli maruz kalma sonucunda vücut dokularında zamanla kurşun birikmesiyle ortaya çıkan yapı ve işlev bozukluklarına kurşun zehirlenmesi denilir.
Evlerdeki başlıca kurşun kaynakları kurşunlu boyalar ve kurşun borulardan geçen içme suyudur. Kurşunlu boyayla boyanmış oyuncaklar ve eşyalar bunları ağzına alan ve çiğneyen çocuklar için özellikle tehlikelidir. Petrol sanayisi, madencilik ve metalurji sanayisi, basımevleri, kesici aletler, pil sanayisi, gaz ve su borusu, boya ve boyarmadde, seramik, cam ve mermi üretiminde çalışan işçiler kurşun içeren toz ve dumanlarla her zaman karşı karşıyadırlar.
Kurşun zehirlenmesine yol açabilecek diğer kaynaklardan en önemlisi kurşun içeren böcek ilçlarıdır. İlçlanınış sebze ve meyveler tarım işçilerini olduğu kadar tüketicileri de zehirleyebilir. Kurşun tetraetil içeren benzinin kullanıldığı araçların egzoz dumamnın sürekli solunması özellikle çocuklarda zehirlenmelere yol açmaktadır.
Kurşun zehirlenmesinin belirtileri aşamalı olarak veya uzun süre kurşuna maruz kalınclıktan sonra birden ortaya çıkabilir. Kurşun bütün vücudu özellikle sinir sistemini, sindirim sistemini ve kan yapıcı dokuları etkiler. Zehirlenen kişi huzursuz, derisi soluk, dilinde metalik bir tat vardır. Sindirim bozukluğu, iştah kaybı, karın kaslarımn spazmıyla ortaya çıkan karın ağrısı ve kabızlık görülebilir. Dişetlerinin tabanında siyah bir çizgi oluşur. Kansızlık vardır. Zehirlenmenin sonraki dönemlerinde baş ağrısı, baş dönmesi, zihin bulanıklığı ve görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Eller ve bileklerde felç olabilir. Çocuklarda beyin örselenmesi, bazı olaylarda körlük ve sağırlık gibi kalıcı bozulduklarla sonuçlanabilir.
Dokulardaki kurşunu vücuttan atmak için etilen diaminin kalsiyum tuzlan, tetraasetik asit ve penisilamin gibi maddeler kullanılır. Tedavi uzun sürebilir ve hasta tamamen iyileşir.
Morfin
Morfin, tıpta hidroklorür, sülfat, asetat ve tartarat tuzlan narkotik ve ağrı kesici olarak kullanılan bir maddedir.
Ağrı kesici özelliği yönünden en etkili doğal bileşik morfindir. Ozellikle böbrek taşlarıyla kanser metastazlarımn neden olduğu ağrılarla miyokart enfarktüstt gibi başka ağrı kesicilerin etkisiz kaldığı durumlarda kullanılmaktadır. Travmaya bağlı şok, iç kanama, konjestif kalp yetmezliği ve tifo gibi vücudun aşırı derecede yıpranmasına neden olan hastalıklarda hastayı sakinleştirmek için de verilir. Hızlı etki sağlamak amacıyla sıklıkla kas içine şırınga edilerek uygulanırsa da mukozalardan çok çabuk kana geçtiğinden ağız yoluyla da alınabilir.
Morfin, sebepsiz taşkınlık ve neşe haline neden olur. Solunum, dolaşım ve sindirim sistemlerinde birçok istenmeyen yan etkisi vardır. Ayrıca merkez sinir sistemi üzerindeki etkisiyle kusmaya ve belirli bir dozun üstünde alındığmda ruhsal çökiintuye (depresyon) neden olur. En önemli komplikasyonu kolayca bağımlılık yapmasıdn.
Müsil
Müshil, bağırsaklardaki düz kasları uyararak veya dışkının kıvamını değiştirerek dışkılamayı kolaylaştıran ilaç ve maddelere denilir.
Müshillerin bir bölümü bağırsak duvarındaki kasları uyararak olağandan daha fazla çalışmasını sağlar. Müshiller arasında sinameki, hintyağı ve fenolftalein sayılabilir. Magnezyum sülfat, magnezyum oksit, sodyum sülfat gibi bazı tuzlar ile ağır ağır, karmyarık tohumları gibi sindirilmeyen lifli maddeler de bağırsak içeriğinin hacmini artırarak ya da bağırsak duvarından içeri su çekerek dışkının atılmasım kolaylaştırır. Mineral ve bitki yağları dış- kıyı yumuşatıp kayganlaştırır, dioktil sülfüsüksinat ise bağırsaktan sıvı kaybının önüne geçerek dışkımn yumuşak kalmasını sağlar.
Basit kabızlığı önlemek veya tedavi etmek için müshil kullanmadan önce lif ve selüloz içeriği yüksek besinler yenmelidir. Anüs ve düzbağırsak hastalıkları ile bazı damar hastalıklarında hastanın kabızlık çekmesi, ıkınması son derece sakıncalı olacağından bunu engelemek amacıyla müshil kullanılabilir. Bunun yanı sıra bazı hastalıklar ve ilö.ç tedavilerinin neden olduğu kabızlıkta, bazı ameliyatlar ve incelemelerden önce bağırsakların boşaltılması gerektiğinde müshillerden yararlanılmaktadır.
